İSTANBUL (Reuters) – Hareketsiz yaşam tarzı ve modern çalışma koşullarının etkisiyle yaygınlaşan bel fıtığı vakaları, gelişen cerrahi teknikler sayesinde daha hızlı tedavi edilebilir hale geldi. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, özellikle 35-50 yaş grubundaki bireylerde sık görülen bu rahatsızlığın yönetimi ve korunma yolları hakkında açıklamalarda bulundu.
Uzmanlar, bel fıtığının sadece ağır yük kaldıranları değil, masa başında çalışanları, uzun süre araç kullananları ve gün boyu ayakta kalan meslek gruplarını da etkilediğini belirtiyor. Hastalığın tedavisinde ilaç, fizik tedavi ve algoloji (ağrı tedavisi) gibi yöntemler öncelikli olarak değerlendirilse de, ilerleyen vakalarda cerrahi müdahale gerekebiliyor.
Cerrahi Müdahalede Endoskopik Yöntemler Öne Çıkıyor
Tıp teknolojisindeki gelişmelerle birlikte, bel fıtığı ameliyatlarında doku hasarını en aza indiren yöntemler ön plana çıkıyor. Prof. Dr. Göçmen, halk arasında yaygın olan “ameliyat sonrası sakat kalma” endişesinin, mikrocerrahi ve endoskopik (kapalı) teknikler sayesinde geçerliliğini yitirdiğini ifade etti.
Göçmen, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti:
“Günümüzde uygulanan kapalı ameliyat yöntemleri, hastaların uzun süre yatış yapmadan kısa sürede taburcu olmasını ve günlük yaşamlarına dönmesini sağlamaktadır. Müdahale edilmeyen sinir basıları, felç gibi kalıcı hasarlara yol açabilir. Bu nedenle hastaların cerrahiden değil, geç kalmaktan çekinmeleri gerekmektedir.”
Belirtiler ve Erken Tanının Önemi
Bel fıtığının en belirgin semptomları arasında sırt ve bacak ağrısı, ayaklarda uyuşma ve yürüme güçlüğü bulunuyor. İdrar kaçırma veya ciddi güç kaybı gibi durumların acil müdahale gerektiren tablolar olduğu vurgulanırken, kesin tanı için MR görüntüleme yönteminin önemi hatırlatılıyor.
Bel Fıtığından Korunmak İçin 9 Temel Tavsiye
Uzmanlar, tedavi sürecini desteklemek ve hastalığın tekrarlamasını önlemek amacıyla günlük yaşamda uygulanması gereken dokuz temel kuralı şu şekilde sıraladı:
- Yük Kaldırma Tekniği: Ağır ve ani yük kaldırmaktan kaçınılmalı, yerden bir cisim alınacaksa dizler kırılarak çömelip alınmalıdır.
- Oturma Düzeni: Otururken bel boşluğunu destekleyen yastıklar kullanılmalı ve 20 dakikadan fazla hareketsiz kalınmamalıdır.
- Yatak Seçimi: Omurga sağlığı için ortopedik yataklar tercih edilmelidir.
- Araç Kullanımı: Uzun süreli araç kullanımlarında her 1-2 saatte bir mola verilmeli, kısa yürüyüşler ve esneme hareketleri yapılmalıdır.
- Uzanma Hareketleri: Yukarıya doğru zorlayıcı uzanma hareketlerinden kaçınılmalı, merdiven veya iskemle kullanılmalıdır.
- Isı Kontrolü: Bel bölgesi sıcak tutulmalı; klima çarpması ve hava akımında (cereyan) kalmaktan sakınılmalıdır.
- Günlük Aktiviteler: Lavabo kullanımı veya kişisel bakım sırasında bacakları aşırı gerdirecek hareketlerden uzak durulmalı, yer sofrası tercih edilmemelidir.
- Stres Yönetimi: Bel ve bacak ağrısını tetikleyebilecek stres ve soğuk hava faktörlerine karşı dikkatli olunmalıdır.
- Aktif Yaşam: Beli koruyarak aktif kalmak, zorlayıcı hareketler yerine düzenli ve kontrollü egzersizler yapmak temel prensip olmalıdır.
