Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan “Tebliğ Sorumluluğumuz” konulu haftalık cuma hutbesinde, dijital mecraların toplumsal iletişime sunduğu imkânlar ele alınırken, bireylerin sosyal medyadaki paylaşımlarında doğruluk ilkelerine ve özel yaşamın mahremiyetine hassasiyetle özen göstermeleri gerektiği açık bir şekilde vurgulandı.
Günlük yaşamda aile ortamından çalışma hayatına uzanan tüm alanlarda sergilenen örnek tutumların değerine değinilen metinde, dini değerleri doğru temsil etmenin tüm inananların ortak sorumluluğu olduğu aktarıldı. Gelişen teknolojinin mesaj aktarımı ve tebliğ yöntemlerine yeni olanaklar kazandırdığı kaydedildi.
Hutbede, sosyal ağlarda içerik paylaşırken ve iletişim kurarken gözetilmesi gereken etik sınırlar şu ifadelerle dile getirildi:
“Bir sözü paylaşmadan önce doğruluğuna, bir başkasının hayatına dair yorum yapmadan önce ise mahremiyetine özen göstermelidir. İlim meclislerinde dile getirilmesi gereken konuları sosyal medyada gelişigüzel ve ölçüsüzce tartışmamalıdır.”
Düşüncesizce gerçekleştirilen çevrim içi eylemlerin bireyler ve ilişkiler üzerinde derin izler bırakabileceğine dikkat çekilen hutbede, ayrıca şu ifadelere yer verildi:
“Düşünülmeden söylenen bir sözün, önemsenmeden yapılan bir paylaşımın, sinelerde yıllarca taşınacak bir yaraya dönüşebileceği”
